mustafa's profilemertfmPhotosBlogLists Tools Help

mertfm

bana yazabilirsiniz

mustafa

There are no photo albums.
October 21

ERBAA YILMAZ KAYALAR ANADOLU LİSESİ

 
October 16

hayatın ta kendisi

mustafa
 
ltfenms3yl2
 
 
                                                                      
 
                                                                           
 
                                                                                  
                         
 
 
 
 
                                                       
                                     badly charred and mutilated body                                 
                                     a naby sheet (bekaa) victim 1 safir
                                     TEIR HAFRA 3(SOUTH) JULY 15 AP
January 17

welcome

.

 
 
 
 
 

 

 

.

OLUR YA UNUTURSAK ...
Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, 
yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı.
"Eski gazeteniz var mı, bayan?" Çok işim vardı.  Önce hayır demek istedim,
ama ayaklarına gözüm ilişince sustum.  İkisinin de ayaklarında eski
sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de size kakao
yapayım." dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz
bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki
dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.
Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve
yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum.Oturma odasında ki sessizlik
dikkatimi çekti.Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş
fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve  "Bayan, siz zengin
misiniz?" diye sordu. "Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu,
gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı
tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız ve fincan
tabaklarınız takım." dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.
Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile
etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey
yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim
patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler. Başımızı sokacak evimiz
vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve
fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden
kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri
halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur
ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu. Siz sakın unutmayın ne kadar
zengin olduğunuzu... Ben unutmayacağım.
Bu öyküye yakışan nefis bir Arap Özdeyişi: "Ayakkabım yok diye
üzülüyordum; ta ki ayaksız bir insan görene kadar."..
mustafa mert

 

 

.

 
 
 
 
 
 
    
 
      ayrıca lütfen israil' ide boykot edelim!
 
 
 
 
 

 

vay bee!!!

                          
                                                         

 

 

 

 

 

 

Talking about **ÖZGÜRLÜK**

 

Quote

**ÖZGÜRLÜK**

 

___free___

What goes through your mind?
As you sit there looking at me
Well I can tell from your looks
That you think I’m so oppressed
But I don’t need for you to liberate me

My head is not bare
And you can’t see my covered hair
So you sit there and you stare
And you judge me with your glare
You’re sure I’m in despair
But are you not aware
Under this scarf that I wear
I have feelings, and I do care

CHORUS:
So don’t you see?
That I’m truly free
This piece of scarf on me
I wear so proudly
To preserve my dignity...
My modesty

My integrity
So don’t judge me
Open your eyes and see...


“Why can’t you just accept me?” she says
“Why can’t I just be me?” she says
Time and time again
You speak of democracy
Yet you rob me of my liberty
And all I want is equality
Why can’t you just let me be free?

For you I sing this song
My sister, may you always be strong
From you I’ve learnt so much
How you suffer so much
Yet you forgive those who laugh at you
You walk with no fear
Through the insults you hear
Your wish so sincere
That they’d understand you
But before you walk away
This time you turn and say:

But don’t you see?
That I’m truly free
This piece of scarf on me
I wear so proudly
To preserve my dignity
My modesty
My integrity
So let me be
She says with a smile
I’m the one who’s free


 

 

 
 
 
 
AĞLA GÜLÜM
 
GEL KIRMIZI GÜLÜM,
DERDİME GEL SEN AĞLA,
BAK EY GÖZYAŞI GÖLÜM,
YÜREĞİM GÖZ GÖZ YARA.
 
AĞLA GÜLÜM,AĞLA GÜLÜM
HALİM YAMAN,AĞLA GÜLÜM
AĞLA GÜLÜM,AĞLA GÜLÜM
GEL EL-AMAN EYLE GÜLÜM
 
SEV EY KIRMIZI GÜLÜM
ELİMİZDEN TUTUP SEV
BİZE DOST OLDU ÖLÜM
AĞLA AĞLA GÜLÜM EY
 
SOR EY KIRMIZI GÜLÜM
ZALİMİN YÜZÜNE SOR
NEDEN NEDEN HEP ZULÜM
SOR EY GÜLÜM GÜLÜM SOR
 
 

sevgi

        

hayranlarımın sayısı

Free Counters

kişi siteyi ziyaret etmiştir.

January 12

HAYAT....

December 27

tokat için hava durumu

 

 

 

Windows Media Player